Bugün dünyada 7 kişiden 1’i engellidir. 360 milyon işitme engelli, 200 milyon görme engelli, 70 milyon fiziksel engelli vardır. Ülkemizde ise nüfusun %12,29’unun engelli olduğu bilinmektedir. Bu hiç de azımsanmayacak bir orandır ve toplumumuzun genelini ilgilendirmektedir. Bu nedenle 10-16 Mayıs Engelliler Haftasında yapacağımız çalışmalarla kardeşlerimizin sorunlarına dikkat çekmek ve yalnız olmadıklarını hatırlatmak istemekteyiz. Onların her zaman yanında olduğumuzu belirterek, “ENGEL YOK! BİZ VARIZ.” diyoruz.

İrfana ve hikmete dayalı “Kerim Devlet” anlayışımıza göre devletin en önemli vazifelerinden biri fertlerin temel hak ve özgürlüklerini koruyarak toplumsal barışı sağlamaktır. Bundan dolayıdır ki kadim anlayışımızda insanı yücelt ki devlet yücelsin düsturu esas kabul edilmiştir.

Ülkemizde ve dünyada temel haklar çerçevesinde birçok uygulamalar vardır ancak bu uygulamalar merhamet eksenli değil de çıkar eksenli işlenmektedir. Bunun en belirgin örneğini ise “engelliler” üzerinde görmekteyiz. Engelli vatandaşlar üzerinden güdülen şekli uygulamalar, politikalar maalesef gündelik, kısa vadeli olup huzur, kaynaşma ve toplumsal refah açısından yeterli değildir. Bu mesele başka bir boyutuyla sadece devletin değil aynı zamanda toplumsal mukavemeti sağlaması gereken her parti ve sivil toplum kuruluşunun da yükümlülüklerindendir.

Unutulmamalıdır ki engellilik sadece doğuştan gelmez, hepimiz yaşadığımız şartlar itibari ile birer engelli adayıyız. Bedensel veya zihinsel engellerin ötesindeki ise en büyük engellilik kalp engelidir; merhametten ve insaftan uzak insan, toplum ve devlet engelidir. İnancımız, tarihimiz ve kültürümüz bizleri bundan beri kılmıştır. Bundan dolayıdır ki ele aldığımız mesele yılın belirli haftasında değil her anında zinde tutulması gereken önemli bir olgudur.

Engelli insanların yaşadıkları sorunlar sadece kendilerinin değil, tüm insanların ortak sorunudur. Engellilerin normal bir hayat sürmeleri ancak toplumsal duyarlılığın oluşturulmasıyla mümkündür. Bizler ülkemizin her bireyi gibi engelli insanlarımızı da üretebilir, kendi kendine yetebilir hale getirebilmek için toplum ve birey olarak üzerimize düşeni yapmak zorundayız.

Saadet Partisi olarak en önemli özelliklerimizden birisi, engelli vatandaşlarımıza yapılacak olan hizmetleri göstermelik ve yapıyor gözükmek için değil, insani ve manevî değerleri önde tutmamız, dolayısıyla özümseyerek yapmamızdır. Meclis’te Engellileri Araştırma Komisyonu’nun kurulması fikri ilk kez Milli Görüş partileri tarafından gündeme getirilmiştir. Engelli vatandaşlarımızın eğitim, istihdam, sağlık, fiziksel çevrenin düzenlenmesi, sosyal ve kültürel problemlerin çözümü hususundaki konuları 1992 yılında ilk kez yine Milli Görüş partileri Meclis gündemine taşımıştır. Engelliler Bakanlığının kurulması yönündeki teklif de yine Milli Görüş’e aittir.

Aşağıda belirttiğimiz ve parti programımızda da yer verdiğimiz, engelli kardeşlerimizin bu ihtiyaçlarının bir an evvel karşılanmasını talep ediyoruz.

Bu anlamda;

1-Engellilerin, toplumun önemli ve saygıdeğer bir bölümünü teşkil ettikleri göz önünde bulundurularak, çalışacakları iş sahalarının hazırlanmasına, insanca yaşama şartlarına kavuşturulmalarına, her türlü tesis ve alt yapıda kendileri için gereken yatırımların yapılmasına özel bir itina gösterilmelidir. Ayrıca, engellilerin ihtiyaç duydukları her türlü alet ve gerecin, külfetsiz bir şekilde karşılanması için kolaylık sağlanmalı; bunları üreten ve ihraç eden tesislerin kurulması ve gelişmesi teşvik edilmelidir.

2-Engelliliğe yol açan sebeplerin ortadan kaldırılması hususunda Sağlık Bakanlığınca gerekli ve yeterli çalışmalar yapılarak, bunun bir “Devlet Politikası” olarak sürdürülmesine özel önem verilmelidir.

3-Ağır engelliler için “Kerim devlet anlayışı” esas alınarak hizmetler yürütülmelidir.

4-Engellilere verilen hizmetler ile ilgili yerel yönetimlere özel yetkiler ve imkânlar sağlanmalıdır.

5-Başta ibadethaneler olmak üzere, binalara kolayca girmeleri, ibadetlerini yapmaları, hutbe ve vaazlardan yararlanabilmeleri için gereken her türlü tedbirin alınmasına ve koşulların sağlanmasına özel bir itina gösterilmeli; engellilerle ilgili hizmetlerin, yurt çapında aksamadan yürütülmesi için, denetleme ve izleme çalışmalarına da önem verilerek gereken her türlü tedbir alınmalıdır.

6-Engellilerin doktora yapmaları dâhil, en yüksek seviyede eğitim görmeleri ve sonradan da çalışarak hizmet etmeleri için gereken tedbirlerin alınmasına özel bir itina gösterilmelidir.

Engelli vatandaşlarımızın toplumun vazgeçilmez bir parçası olarak hayatın içinde daha aktif olmalarını diliyor, bir gün her birimizin engelli bir vatandaş olabileceği bilinci içinde Engelliler Haftasını kutluyoruz.