Emanet kavramına dikkat çeken Fatih Aydın, “Devleti temsil eden hükümet yetkilileri bulundukları makamların milletimiz tarafından birer emanet olarak kendilerine verildiklerini unutmamalıdırlar. Milleti kandırmak ve makamlarını kaybetmemek adına suni gündemler ve paravan politikalar üreterek hakikatleri gizlemeye çalışarak büyük bir vebali sırtlandıkları gerçeğini göz ardı etmemelidirler. 2023 vaatleri, e-muhtıralar, Ergenekon operasyonları, paralel örgüt tartışmaları, laiklik tartışmaları bu ülkeyi ileriye taşıyarak güçlü bir Türkiye kurmanın adımları değildir. Güçlü ve Yeniden Büyük Türkiye için faizle, rantiye ile, haksız vergilerle, adaletsiz uygulamalarla, gayri milli eğitim sistemi ile, batı taklitçisi politikalar ve milletin özüne, kimliğine aykırı anayasa maddeleriyle milletin ve meclisin gündemini belirlemeli, tartışmalı ve bu sorunları düzeltmeliyiz. Yoksa sömürüldükten sonra laik olsan ne olur, dindar olsan ne olur, milliyetçi olsan ne olur. Sömürü çarkına çomak sokmayan her adım ve söylem bu sistemi biraz daha güçlendirmekte ve ayakta tutmaktadır. Milletin bütün kesimlerini etkileyen ve ilgilendiren faizler, haksız vergiler ve adaletsiz uygulamalar konuşulmadığı için kronikleşmiş sorunlar tekrar tekrar ısıtılıp gündeme getirilerek toplumsal kutuplaşma ve çatışma körüklenmektedir.” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz yıllarda yüzlerce dalga operasyonlarla ve son dakikalar ile milletimizin gündemini işgal eden Ergenekon sürecinin neticesinde böyle bir örgüt olmadığı konusuna da değinen Aydın, “Ergenekon var dediler inandık, Ergenekon yokmuş dediler yine inandık. Millet olarak daha fazla ne kadar kandırılacağız, ne kadar uyutulacağız? Toprak ayağımızın altından kayarken neden bu suni gündemlere kanıyoruz, aldanıyoruz.” dedi.

Toplumsal çatışmanın ve ayrışmanın giderek arttığına da dikkat çeken Fatih Aydın, “Her alanda olduğu gibi sporda da ahlak çökmüştür. Şike ve şiddet olaylarının giderek arttığı futbol camiasında geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan görüntüler utanç verici bir seviyededir. Bu seviyeye ne zaman getirildik? Osmanlının mirasçısı olan bu ülkenin evlatları geçmişte sokak hayvanlarına su dağıtan vakıflar kurarken bugün ufacık sebeplerden dolayı birbirlerini boğazlayacak seviyeye getirilmiştir. Birbirimizi linç eder hale getirildik. Farklı düşünüyoruz diye birbirimize tahammül edemez hale getirildik. Her zamankinden fazla kucaklaşmaya, dostluğa, kardeşliğe ve beraberliğe ihtiyacımız var.” diye konuştu.

Gençlik Kolları Genel Başkanı Fatih Aydın konuşmasının sonunda, “Unutulan Kutül-Amare Zaferinin Cumhurbaşkanlığı bünyesinde gündeme getirilmesini takdir ediyoruz. Fakat bu tarihi zaferlerimiz bizi geçmişin türküsüne daldırmamalı, gelecek zaferlerin tetikleyicisi ve heyecanı olmalıdır. Yeni nesillere inancın ve azmin en büyük güç olduğu bu zaferler ile anlatılmalıdır. Dolayısıyla Kutül-Amare Zaferini anlamak Avrupa Birliği kapısında beklemekle değil, D-8’leri canlandırarak İslam Birliğini kurmakla olur.” diyerek sözlerini tamamladı.